Ödül Ve Cezanın Öğrenci Üzerindeki Etkisi

Ödül Ve Cezanın Öğrenci Üzerindeki Etkisi
Çocuk Eğitiminde Ödül ve Ceza
Anne babanın her davranışının, yorumunun çocuk üzerinde etkisi vardır. Anne-baba ve çocuk arasındaki ilişki biçimi ve etkileşim devam eden bir süreçtir. Bu ilişki biçiminin ve etkileşimin kalitesi çocuğun bütün hayatını etkileyebilir. Ödül Ve Cezanın Öğrenci Üzerindeki Etkisi

Çocukların zamanında müdahale edilmeyen hataları devam edebilir veya şekil değiştirebilir. Ancak bu müdahaleler yerinde, zamanında ve uygun şekilde yapılmalıdır. Anne babanın yersiz ve aşırı tepki vermesi, çocuğu olumsuz etkileyebilir. Anne baba sadece çocuğun olumsuz davranışlarını cezalandırmamalı, bunun yanı sıra başarılarını, doğru davranışlarını, onaylanması gereken tavırlarını ödüllendirmeyi de bilmelidir. Ödül Ve Cezanın Öğrenci Üzerindeki Etkisi

Çocuklar hatalı veya yanlış bir şey yaptığı ve en önemlisi bunu tekrarladığı zaman anne babaların tepkisiz kalması, o yanlışın devam etmesine yol açar. Bazen de anne babanın yersiz ve aşırı tepki ortaya koyması veya tutarsız bir şekilde cezalandırması çocuktaki sıkıntıyı artırır ve yeni davranış sorunlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Bu nedenle bebeklik döneminde bile anne babanın çocuğa uyguladığı cezalandırma şekli önemlidir. Çocuğun kişilik gelişiminde, sosyal gelişiminde ciddi etkiler bırakır. 

Ceza yerleşmiş kurallardan sapma karşılığında ödenen bedeldir, istenmeyen davranışın ortamdan çekilmesini sağlar. 

Cezada amaç; çocuğun iç görü kazanması ve farkındalık yaşamasını sağlamak olmalıdır. Bunu sağlamanın en iyi yolu cezanın şiddetinin mümkün olduğu kadar “istenmeyen davranışa” uygun olmasıdır.

Cezanın bir bedel ödeme olduğu düşünüldüğünde, çocuğun davranışı ile ilgili olarak kayda değer bir bedel ödemesi gerekir ki böylece çocuk davranışı üzerinde düşünme şansı yakalayabilsin. Diğer yandan cezanın bedeli çocuğa çok ağır ödetildiğinde, çocuk neyin bedelini ödediğinden uzaklaşır ve onda sadece cezanın kötü duygusu kalır. Sonuç olarak ceza amacına ulaşmamış olur. 


Örneğin; bir çocuğun odasını toplamaması yüzünden, uzun zamandır hazırlandığı tiyatro gösterisine çıkmasını yasaklamak kesinlikle saçmadır. Tiyatro gösterisinde oynamanın oda toplamayla en ufak bir ilişkisi olmadığı gibi, oda toplamama da çocuğun uzun süredir heyecanla hazırlanıp beklediği önemli bir olaydan yoksun bırakılmasına sebep olacak nitelikte bir suç olmaktan çok uzaktır. Bu durumda yapılacak en uygun şey, çocukla birlikte odaya gidip eşyalarını toplamasını sağlamaktır.

Kural koyan kişinin ceza konusunda dikkat etmesi gereken önemli bir konuda ceza olarak saptanacak şeyin gerçekten uygulanabilir olmasıdır. Cezanın uygulanabilir olup olmaması; sürenin, mekanın ve zamanlamanın uygunluğuna bağlıdır.

Bazen de ceza tehditleri sadece sözde kalır. Bu kaçınılması gereken bir tutumdur. Bu şekilde çocuğun gözünde otorite zayıflatılmış olacağı gibi, cezadan yararlanılarak öğretilmek istenilen kuralların da önemi azalır. Yerine getirmeye hazır olmadığınız sürece hiçbir ceza tehdidinde bulunmayın. Yerine göre, bazen çocuğun istenmeyen davranışını görmezden gelmek, uygulayamayacağınız bir cezayla tehdit etmekten daha yerinde olur.

Ödül ise istenilen bir davranışı ortaya çıkarma olasılığını arttıran bir yöntemdir. 

Ödülde amaç; çocukta kazandırılmak istenen davranışı pekiştirmek ve davranışın yerleşmesini sağlamak için de motive etmek olmalıdır.

Ödül dendiğinde ilk akla gelen genelde maddi ödüllerdir; oyuncaklar, yeni giysiler ya da şeker, çikolata vb. yiyecekler almak. Oysa manevi ödüllerin de maddi ödüller kadar etkili olabildiği bilinmektedir. Anne-babadan alacağı onay, anne babanın keyifle, gururla gülümseyişi, öpmesi, sarılması vb. geri bildirimler çocuk için önemlidir. Çünkü çocuklar bu yolla kendilerini, kapasitelerini fark ederler, olumlu bir benlik algısı ve özgüven geliştirirler. 

Maddi ödüller yeni davranış kazandırmakta ilk anda hızlandırıcı bir etki gösterebilirler. Ancak buradaki en büyük sakınca davranışın ödüle endeksli hale gelmesinde yatar. Örneğin; çocuğun ödül almak şartıyla beklenen davranışı sergilemesi, ödül ortadan kalktığında davranışın da ortadan kalkması gibi. Bu nedenle maddi ödüller kullanılırken manevi ödüller kadar cömert davranılmamalıdır.

Ödülün motivasyonu arttırıcı etkisi her yaş döneminde geçerlidir. Ancak hayata dair birçok yeni davranışın kazandırılmaya çalışıldığı bebeklik ve ilk çocukluk (ortalama 0-10 yaş) dönemlerinde daha da önemlidir.

Çocuğun öğrenmesi gereken birçok yeni davranış şekli vardır dolayısıyla bu dönemde anne babaların daha sistematik olmaları beklenmektedir. Her anne baba çocuğu için iyi birer gözlemci olarak, etkili olan manevi ödülü belirlemelidir. Yapılması gereken bir sonraki adım çocuktan beklenen davranışın çok net olarak açıklanması ve takip edilmesidir. 

Örneğin; Oyuncaklarını toplama davranışı kazandırılmak istenen bir çocuğa önce, “Odandaki oyuncaklardan sen sorumlusun, oyunun bittiğinde oyuncaklarını toplamalısın” şeklinde beklenti açıklanır. Davranışı gözlem süresi ve bu davranışın gerçekleşmesi halinde uygulanacak olan ödüle birlikte karar verilir (birlikte bir film izlemek, çok keyif aldığı bir oyunu oynamak, sevdiği bir masal kitabını okumak, banyoda bir süre kendi başına yıkanmasına izin vermek vb.). Zaman zaman beklenti çocuğa hatırlatılır. Motivasyonu arttırmak amacıyla manevi ödüller de kullanılmalıdır. Davranışın sergilenmesiyle eş zamanlı olarak manevi ödülün kullanılması gerekir. Henüz zaman kavramı gelişmemiş çocuklarda beklenen davranışın sergilendiği her durumda çocuk ödüllendirilmeli, zaman sınırı konulmamalıdır. 

Ödül ve cezanın aşırı ve yanlış kullanımları çocuğun duygusal ve sosyal gelişiminde, ileriki yaşamına yönelik olarak bazı olumsuz etkiler bırakır. Örneğin; çok fazla ve gereksiz ödüllendirilen ya da cezalandırılan çocuk kendi sınırlarını, kapasitesini fark etmekte güçlük çekecek, güvensiz, öfkeli, doyumsuz ve mutsuz olacaktır. 

Anne Babalara Öneriler;
• Ödül ve ceza davranış geliştirmek için kullanılabilecek yöntemlerden yalnızca biridir ancak tek yöntem olmamalıdır. Öncelikle çocukla etkili bir iletişim kurulmalıdır. 

• Ödül ve ceza çocuğun yaşına ve beklenen davranışa uygun olmalıdır. 

• Verilecek ceza belirlenirken göz önünde bulundurulması gereken şey, çocuğu küçük düşürmemek ve gülünç duruma sokmamaktır.

• Her aile ödül ve ceza kriterlerini kendi iç dinamiklerini ve çocuklarının özelliklerini göz önünde bulundurarak belirlemelidir. Bir çocuk için etkili olan ceza ya da ödül diğer çocuk için etkili olmayabilir.

• Maddi ödüller beklenen davranışın ortaya çıkmasın ilk anda hızlandırır ancak manevi ödüller davranışın kalıcılığını ve çocuğun kendisini fark etmesini sağlar.

• Maddi ödüller “sergilenen davranışın karşılığı alınmalıdır” inancını doğurur, neden- sonuç ilişkisi gibi algılanabilir. Ödül ortadan kalktığında davranışta ortadan kalkabilir. Bu nedenle maddi ödüller düzenli bir şekilde kullanılmamalıdır, her beklenen davranış karşısında maddi ödül vermek yerine bazı durumlarda maddi ödül, ancak çoğunlukla manevi ödül kullanılmalıdır.

Önceki Yayın
Sonraki Yayın