Kondrosarkom Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kondrosarkom Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?
Kondrosarkom Nedir?
Kıkırda yapmaya yarayan hücrelerde oluşan ve köken alan kötü huylu tümördür. Her yaşta görülme ihtimali olsa bile 40 ila 70 yaş aralığında daha sık görülmektedir. Bacak ve kolların vücut ile birleştiği bölgelerde sık şekilde rastlanır. Bu tümör yavaş yavaş büyür ve en sık belirti ağrı olarak ortaya çıkar, 3 dereceye ayrılmaktadır; iyi, orta ve kötü.

İyi; yavaş gelişen tümörün akciğere sıçrama riski oldukça düşüktür. İyi derecede olan tümörde ışın tedavisi ya da kemoterapi etkili olan çözümler içinde yer almaz. Akciğere sıçrama olduğunda kemoterapi uygulanabilir, en etkili çözüm cerrahi işlemlerdir. Cerrahi şekilde yapılacak olan işlem ile tamamen çıkarılması gerekir, tamamen çıkarılan tümörün tekrardan oluşma ve akciğere sıçrama riski bulunmaz. İyi huylu tümörlerin tanısının koyulması bazı durumlarda zor olabilir, tanının koyulmasında parça alınması ve iğne biyopsisinin yanında radyolojik ve klinik bulgularda gerekir.

Orta ve kötü; orta huylu tümörler tanı koyma işlemi iyi huylu tümörlere nazaran daha kolaydır. Orta huylu tümörlerinde tedavisi cerrahi işlemlerden geçer. Kötü huylu tümörlerin tedavisinde ışın tedavisi ve kimyasal tedavi uygulaması da yapılmaktadır.

Kondrosarkom
Kondrosarkom, kemik kanserleri içinde en yaygın olan ikinci türdür, bu kanser türü eklem çevresinde yer alan fibröz bağ doku etki görür. Bu etki ile kıkırdak ve kemi anormal düzeylerde büyüme gösterir. Osteokondromatozis, ollier rahatsızlığı ve maffuccisendormları kıkırdakta iyi huylu rahatsızlıkların gelişmesi kanserin gelişimi açısından oluşabilecek olan riskleri çoğaltır. Kondrosarkom vücutta tüm kemiklerde izlenebilir ama en sık bacaklarda, kollarda, kürek kemiklerinde, göğüs kafesinde, kalça kemiklerinde görülmektedir. Kondrsarkomun belirtileri içinde;

Oluşum olan kemik üstünde hareket kısıtlığı

Oluşum olan kemik üstünde şişme

Oluşum olan kemik üstünde kitle

Tümörün büyümesi ile sabit şekilde devam eden ağrılar

Kemik Kanserinde Evre ve Tanı Yöntemleri

Kemik kanserinin ortaya çıkacak olan belirtileri zaman içinde gelişmektedir. Kanserin hücreleri hızlı bir şekilde yayılma gösterir ve kemiklerin derin kısımlarına kadar işler. Kanser zaman içinde kemik dokusunun çevresindeki alanlara d yayılmaya başlar. Kanserin evresinin belirlenebilmesi adına; tümörün derecesi, yayılma oranı ve boyutu da değerlendirme yapılır. Hastada bulunan tümör hızlı bir şekilde büyümüş, bölünmüşse ve anormal boyutlarda ise yüksek derecede olduğu düşünülmektedir. Kemik kanserleri dört evrede incelenir;

Evre 1; Oluşan kanser kemikler ile sınırlı kalır.
Evre 2; Tümör oluştuğu kemik ile sınırlı kalsa bile, bu evrenin derecesi yüksek düzeydedir.
Evre 3; Etkilen kemik üstünde ve daha fazla bölgede oluşan yüksek düzeydeki tümörlerdir.
Evre 4; Tümör akciğerler, lenfler ve diğer bölgelere yayılmıştır ve yüksek düzeydeki tümörlerdir.

Kemik kanserine tanı koyulması için belli görüntüleme testlerinin yapılması gerekir. Görüntüleme testlerinin yanında hastaların aile öykülerinin, tıbbi öykülerinin ve fiziki muayenelerinin doktor tarafından analiz edilmesi gerekir. Kemik kanseri tanısında pozitron emisyon tomografisi, radyonüklid kemik sintigrafisi tomografi, MR kemiklerde herhangi bir bozukluk olup olmadığını belirlemek adına yapılabilmektedir. Hasta olan kişilerde kemik kanseri belirlenmişse hasta olan kişilerin yaşam standartlarını yükseltmek ve kanserli hücreleri yok etmek için anlık bakım, amaçlı tedavi, kemoterapi, radyoterapi tarzı tedavi seçenekleri kullanılabilir.


Kemik kanserinin tedavisinde etkili olan birçok faktör bulunmaktadır, bunlar arasında en önemli erken teşhistir. Erken teşhis açısından kemik kanserinde sık şekilde oluşan bazı belirtilere dikkat etmek ve bilmek gerekir. Belirtiler başka kemik rahatsızlıklarında görülseler bile, hastaların en doğru teşhis için uzman bir kişiden tıbbi yardım alması gerekmektedir.

Kemik Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?
İyi Huylu Kemik Kanseri Tedavisi
İyi huylu olan kemik kanserlerinin tedavisinde hastaların yaşları ve tümörün tipi önemli bir faktördür. Hataların yaşlarına göre tedavi şekli de değişkenlik gösterir. Tıbbi açıdan yapılacak tedaviler bazı hastalarda ağrıyı geçirirken, bazılarında ağrıları geçirmez. Özellikle çocuklarda ağrılar zaman içinde kendiliğinden kaybolmaktadır.

İyi huylu olan tümör çeşitlerinde ilerleme olup olmadığı, kötü huylu tümöre dönüşüp dönüşmediği konusunda sürekli olarak takip yapılması ve araştırma yapılması gerekir. Bazı hastalarda bu konuda uzman olan doktorlar tümörün çıkarılmasını isteyebilir, bu cerrahi işlem oluşabilecek olan patolojik kırıkların önüne geçer. İyi huylu tümörlerin bazıları cerrahi işlem ile alınsa bile tekrardan oluşabilmektedir. Tümörün tekrardan oluşmasına nüks adı verilir. İyi huylu olan tümörler zaman içinde kötü huylu saldırgan tümörlere dönüşebilir. Bundan kaynaklı olarak klinik gözlemlerin bırakılmaması gerekmektedir.

Kötü Huylu Kemik Kanseri Tedavisi
Kötü huylu tümör ile karşı karşıya olan kişiler her daim başka bir uzmanın görüşüne ve bilgisine de başvurmak ister. Kemik kanseri için yapılacak olan tedavilerin uzman olan bir sağlık ekibi tarafından belli çalışmalar ile yapılması gerekir. Bu ekibin içinde patologlar, radyasyon onkoloğu, radyolog, tıbbi onkolog, ortopedik onkolog bulunması gerekir. Kemik kanseri ile savaşma için sağlık ekibindekilerin amacı kanseri yenmek ve var olduğu bölgedeki dokuları ve organları korumaktır. Hastaların durumlarını en doğru şekilde değerlendirme yapmak amacı ile uzmanlar birkaç tane tedavi şeklini bir arada kullanabilir. Buna örnek olarak; cerrahi işlem, kemoterapi, ışın tedavisi gösterilebilir. Tedavi sürecinde tümörün tipi, evresi ve bulunduğu bölge oldukça etkilidir.

Ekstremite Koruyucu Cerrahi
Kemik kanseri konusunda uzman olan doktorlar cerrahi bir işlem uygulamanın uygun olduğuna karar verdiyse, tümörün olduğu bölge tamamen boşaltılabilir ya da tümörün bulunduğu bölgedeki dokuların etrafında bulunan geniş ve dar olan sağlam dokularda çıkartılabilir. Yapılacak olan bu işlemler ile hastaların onkolojik tedavisini sağlamak ve uzvu işlevsel hale getirmektir. Cerrahi işlemlerin yapılması esnasında yeniden yapılandırma adı verilen en son teknolojiden faydalanılmaktadır. Hastaların kendilerinin sağlam olan dokularından hastalıklı olan doku ya da dokulara nakil, protez ve biyolojik rekonstrüksiyon yöntemleri sık şekilde tercih edilmektedir.

Radyoterapi
Kötü huylu olan kemik tümörlerinin bazıları ışın tedavisine duyarlıdır. Işın tedavisi başlı başına ya da diğer tedaviler ile beraber kullanılabilmektedir.

Kemoterapi
İlaç tedavileri hastaların biyolojik açıdan davranışlarından kaynaklı olarak farklı düzeylerde tedavi edici olabilir. Genelde cerrahi işlem öncesinde ya da sonrasında kullanılabilmektedir.

Kemik Kanseri Tedavisi Sonrasında Takip Nasıl Olmalıdır?
Tedavisi sonrasında yapılacak olan takip en önemli konuların içinde yer alır. Hasta olan kişilerin tedavi sonrası takibi kısa zamanlı sonrasında uzun süreli olarak uzun yıllar yapılmalıdır. Bu sayede kemik kanserinin tekrarlaması veya başka organlara sıçraması erken dönemde yakalanmaktadır. Erken teşhis ile erken tedavi uygulaması yapılır. Tedavi sonrasında hastalara psikolojik destek verilmesi ve sosyal yaşantısına dönebilmesi için destek olunması gerekir. Psikolojik açıdan çevresindekilerin ve ailesinin desteği oldukça önemlidir. Kanserlerin hepsinde hastaların psikolojik açıdan rahat olması gerekir, bu hastalığın seyrini değiştirebilen bir etkendir. Gerekli olan durumlarda tümörün fark edildiği andan itibaren psikolojik yardım almak gerekir.

Kemiklerde kötü huylu tümörlerin dışında erkeklerde prostat, meme, tiroit akciğer kanserlerinden metastaz yolu ile tümör oluşumu söz konusu olabilmektedir. İlerlemiş olan yaşlarda ve bir organında kötü huylu tümör olan kişilerde, meydana gelecek olan kemik ağrılarından en detaylı şekilde incelenmesi ve gerekli olan tahlillerin yapılması gerekmektedir.

Önceki Yayın
Sonraki Yayın