Varroa Nedir, Varroanın Bulaşma Yolları Nelerdir?

Varroa Nedir, Varroanın Bulaşma Yolları Nelerdir?
Bütün canlı türlerinde olduğu gibi bal arılarını da olumsuz etkileyen, yaşama güçlerini ve verimlerini düşüren pek çok parazit ve hastalık mevcuttur. Bal arısı (apis mellifera) paraziter ve enfeksiyöz hastalıklarının hepsi bulaşıcı özellikte olup, tedbir alınmadığı takdirde arılıklar arasında, arılık içinde, gezginci arıcılık sebebiyle bölgeler arasında, koloni ve ana arı ticaretiyle de ülkeler arasında yayılır ve kısa süre içerisinde bütün dünya arıcılığını etkileyecek bir hale gelir. Bulgaristan’dan ülkemize 1976 yılında girdiği söylenen Varroajacobsoni Oudemans (Varroa), tüm arı kolonilerini fungal, viral, bakteriyel hastalıklar ve diğer parazitler ile etkilemeye başlamışlardır. Bunun sonucu olarak da kolonilerin verimi düşmüştür. Buna benzer bir şekilde, 1986’da ithal edilen balmumu ile ülkemize girdiği açıklanan, bulaşıcı ve tehlikeli bir kireç hastalığı olan Ascosphaera Apis, tüm bölgelere yayılmış ve arıcılığın en önemli sorunlarından birisi olmuştur.

Arı hastalıkları ile mücadele etme adına çeşitli ilaçlar ve kimyasal maddeler bilinçsizce kullanılmaktadır. Yanlış ve bilinçsiz kullanımların sonucu olarak; dirençli varroa hatları oluşmuş, kullanılan ilaçların etkisi azaltılmış ve geride bırakılan ilaç kalıntıları insan sağlığını, gıda güvenliğini olumsuz yönde etkilemiştir. Bal arıları, arıcılığın gelişmiş olduğu ülkelerde genetik, kimyasal ve kültürel kontrol teknikleri üzerinde yoğunlaşıp parazit ve hastalıklara karşı korunurken, ülkemizde genel olarak kimyasal mücadele yöntemleri kullanılmıştır.

Varroa
Bunun dışında, kullanılan kimyasal maddelerin balmumu ve balda kalıntı bırakması, çok daha ciddi sorunlar doğurmaktadır. Örneğin, arı ürünlerinde bırakılan ilaç kalıntıları sebebiyle, Çin’den getirilen arı ürünlerine Avrupa Birliği tarafından yasaklama getirilmiştir (2002). Bu sorunları aşabilmek ve bunlarla mücadele edebilmek amacıyla, Avustralya, Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinde bulaşıcı hastalıklar ile parazitlere karşı balın yapısına zarar vermeyecek doğal ilaç uygulamaları ve dirençli arı hatlarının yetiştirilmesi ön plana çıkmıştır.

Varroa’nın Bulaşma Yolları Nelerdir?
Kalabalık bir kolonide bulunan ergin arılar, genellikle ara konukçu durumundadır ve akar için taşıyıcı bir roldedir. Varroa’nın kaynağı durumunda bulunan akarla, bulaştırıcı arıların kovandan uzaklaştığı mesafeler, hastalıkların bulaşabileceği doğal alanlardır. Ülkemizde zorunlu olarak yapılan gezginci arıcılık, varroa’nın yayılmasında büyük bir etkiye sahiptir. Parazitin doğal yollarla girmesinin zor olabileceği, Doğu Anadolu’nun dağ geçitleri ve vadilerindeki sabit kovanlar, varroa’lı arı kolonilerinin o bölgede konaklamaları esnasında bulaştırılmıştır.

Birçok ilkel kovanda pratik ve etkili mücadele yöntemleri uygulanmadığı için, akar (parazit) popülasyonu gittikçe artmış ve temiz kolonilere bulaşması daha kolay bir hale gelmiştir. Bunun dışında hastalıklı bölgelerden yapılan oğul arı ve ana arı alımları, parazitin yayılmasını hızlandırmıştır. Ergin dişi arının larva ve diğer ergin arılar üzerinde yaşama durumları, koloniden koloniye ve arıdan arıya geçebildiği için bu kolonilerin ithalatı ya da ihracatı, varroa’nın ülkeler arası buluşmasına neden olabilmektedir.

Varroa Nedir
Bal arıları için büyük zararı olan bu parazitin bulaşma nedenleri şu şekilde özetlenebilir;

Hastalıklı kolonilerden sağlıklı kolonilere, genç veya yavru işçi arıların verilmesi,

Kontrolsüz olarak birleştirilen koloniler ve suni oğul üretimi amacıyla yeni kovanların yapılması,

Hastalıklı arıların kovanlarını şaşırmaları ve diğer kovanlara girmeleri (özellikle erkek arılar kovanlarını şaşırabilirler),

Oğul arıların kontrolü için gereken tedbirlerin yeterince alınmaması ve bu nedenle oğul arıların kovandan kaçması,


Arılıklar arasında ve içerisinde, zayıf kolonilerin neden olduğu yağmacılık,

Parazitlerle mücadele konusunda yetersiz kalınması,

Gezginci arıcılığın (nektar akışının başladığı bölgeye arıların nakledilmesi işlemi) kontrolsüz bir şekilde yapılması,

Toplu mücadeleye gerekli önemin verilmemesi,

Hastalıkla ilgili yeterli bilgiye sahip olmayan arıcıların var olması ve bunların eğitilmemesi.

Yazar:

Önceki Yayın
Sonraki Yayın