Şiir türleri nelerdir? Şiir türlerine örnekler…

Şiir türleri nelerdir? Şiir türlerine örnekler…
Edebiyatın başlangıcı sayılan şiir, insan üzerinde dili kullanarak yoğun ve etkili hisler yaratan sanattır. Peki, şiir türleri hangileridir… Şiir; ritimli sözler ve seslerin uyumuyla meydana gelen, zengin hayal dünyasının ürünü bir edebiyat türü olarak açıklanabilir. Şiirde sözcüklere değişik ve özel anlamlar verilir. Duygu, düşünce ve gözlemler söz sanatlarından yararlanılarak anlatılır. Konularına göre şiir türleri; lirik, epik, didaktik, pastoral, satirik ve dramatik şiirdir.

1. Lirik Şiir
Aşk, ayrılık, hasret, özlem gibi konuları işleyen ve tüm bu duyguları coşkulu bir dille anlatan duygusal şiir türüdür. Okurun duygularına seslenir. Yunanlar zamanında “lir” denen sazlarla söylendiğinden lirik adını almıştır. Tanzimat döneminde ise “rebab” adlı sazla söylendiğinden bu tür şiirlere rebabi denmiştir. Divan edebiyatında gazel ve şarkı; Halk edebiyatında ise güzelleme türündeki koşma ve semai lirik şiir kategorisine girer. Edebiyatımızda lirik şair olarak Divan şiirinde Fuzûli, Nedim’i; Halk şiirinde Yunus Emre, Karacaoğlan, Yahya Kemal ve Ahmet Haşim’i sayabiliriz.

SEVİ ŞİİRİ
Ben senin en çok sesini sevdim.
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi.
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren,
Bana her zaman dost, her zaman sevgili.
Ben senin en çok ellerini sevdim.
Bir pınar serinliğinde küçücük ve ak pak,
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde,
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak.
Ben senin en çok gözlerini sevdim.
Kah çocukça mavi, kah inadına yeşil.
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiçbiri gözlerin kadar anlamlı değil.

Ben senin en çok gülüşünü sevdim.
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran.
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman.
Ben senin en çok davranışlarını sevdim.
Güçsüze merhametini, zalime direnişini.
Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini.
en senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim.
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini.
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevgini.

Ben senin en çok bana yansımanı sevdim.
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni,
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim,
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni…
Ümit Yaşar OĞUZCAN

2. Epik Şiir
Savaş, kahramanlık ve yiğitlik gibi konuları coşkulu bir anlatımla işleyen, destansı özellikler gösteren şiirlere epik şiir denir. Okuyanda coşku, yiğitlik duygusu uyandırır. Divan edebiyatında kasideler, Halk edebiyatında koçaklama, destan, varsağı türleri de epik özellik gösterir. Epik şiir türünün ilk örneği olarak Homeros’un derlediği “İlyada ve Odise” destanı kabul edilir. Türk edebiyatında Oğuz Kağan Destanı’ndan başlayarak, Türk kahramanlarının veya göç maceralarının hikayelerini anlatan destanlar vardır.

Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.
Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz;
Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun,
Meğer ki harbe giden son nefer şehid olsun.
Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa,
Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa,
Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar
Taşıp da kaplasa âfakı bir kızıl sarsar,
Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;
Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!
Mehmet Akif Ersoy

3. Didaktik Şiir
Belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, belli bir düşünceyi aşılamak amacıyla öğretici nitelikte yazılan duygu yönü zayıf bir şiir türüdür. Kafiye sebebiyle akılda kolay kaldığından, bilgiler bu yolla verilir. Manzum hikayeler ve fabllar didaktik özellik gösterirler.

Yusuf Has Hacip’in “Kutadgu Bilig”, Edip Ahmet Yükneki’nin “Atabet-ül Hakayık” adlı eserleri bazı bilgileri, doğruları öğretmek amacıyla oluşturulduğu için didaktik şiir sayılır. Divan edebiyatı döneminde kaleme alınan, Aşık Paşa’nın “Garipname”, Nabi’nin “Hayriyye” ve “Hayrabat” adlı eseri de didaktik nitelikler taşımakadır.

Türk edebiyatında Nabi, Ziya Paşa, Tevfik Fikret, Ziya Gökalp didaktik şiirin başarılı örneklerini vermiş sanatçıların başında yer almaktadır.

LİSAN
Güzel dil Türkçe bize,
Başka dil gece bize;
İstanbul kouşması
En saf, en ince bize.
Lisanda sayılır öz
Herkesin bildiği söz
Manası anlaşılan
Lügata atmadan göz.
Uydurma söz yapmayız.
Yapma yola sapmayız,
Türkçeleşmiş Türkçedir,
Eski köke tapmayız.
Açık sözle kalmalı
Fikre ışık salmalı.
Müteradif sözlerden
Türkçesini almalı.
Yeni sözler gerekse
Bunda da uy herkese,
Halkın söz yaratmada
Yollarını benimse.
Yap yaşayan Türkçe’den,
Türkçe’yi incitmeden.
İstanbul’un Türkçesi
Zevkini olsun yeden.
Arapçaya hiç gitme,
İran’a da meyletme.
Tecvidi halktan öğren,
Fasihlerden işitme.
Türklüğün vicdanı bir,
Dini bir, vatanı bir,
Fakat hepsi ayrılır
Olmasa lisanı bir.
Ziya Gökalp

4. Pastoral Şiir
Orman, yayla, dağ, köy, çoban yaşamını, bunlara duyulan özlemi ve doğa güzelliklerini anlatan şiir türü pastoral şiirdir. Doğa ve çoban hayatı sade, süsten, özentiden uzak bir dille anlatılan bu şiir türünde doğaya karşı bir sevgi, bir imrenme söz konusudur. Pastoral şiir iki türlüdür; eğer şair doğa karşısındaki duygulanmasını anlatıyorsa “idil”, bir çobanla karşılıklı konuşuyormuş gibi anlatırsa “eglog” adını alır.

Eski Yunan edebiyatında Theokritos ve Virgilius bu türdeki ilk şiirleri yazmışlardır. Türk edebiyatında Abdülhak Hamit’in “Sahra” adlı eseri pastoral şiire örnek gösterilebilir. Faruk Nafiz Çamlıbel (Çoban Çeşmesi) ve Kemalettin Kamu (Bingöl Çobanları) bu şiir türünde iki önemli isimdir.

Sonbahar geliyor serçe
Yuvanı ne yapacaksın?
Ayva çiçek açmadan önce.
Meyvelerin içi geçecek
Rüzgar başka çeşit esecek
Yağmurlarla ıslanacaksın.
Cahit Külebi


5. Satirik Şiir
Toplum hayatındaki aksayan yönleri, düzensizlikleri, insanın değişik konulardaki eksikliklerini ve hatalarını eleştiren şiir türüdür. Kişilerin ve çevredeki nesnelerin gülünç taraflarını ele alarak onları yeren, kötüleyen şiirlerdir. Bu tür şiirlerde bir kişi, olay, durum, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirilir. Satirik şiirlerde didaktik öğeler de vardır fakat bilgi vermeyi, bir bilgiyi öğretmeyi amaçlamadığı için bu şiirler, didaktik şiirden ayrı bir tür olarak kabul edilir.

Satirik şiirlere Divan edebiyatında “hiciv”, Halk edebiyatında “taşlama”, Yeni Türk edebiyatında ise “yergi” örnek olarak verilebilir. Edebiyatımızda, Şeyhi, Ruhî, Nefi ve Ziya Paşa bu türde şiirler yazmışlardır.

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı alini, olanca şevk-i balını
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini…
Tevfik Fikret

6. Dramatik Şiir
Bu şiir türü tiyatroda kullanılan bir şiir türüdür. Eski Yunan edebiyatında oyuncuların sahnede söyleyecekleri sözler şiir haline getirilir ve onlara ezberletilirdi. Bu durum 19. yüzyılda dram tiyatro türü çıkana kadar sürer. Bundan sonra tiyatro metinleri düz yazıyla yazılmaya başlanır. Dramatik şiir harekete çevrilebilen şiir türüdür. Başlangıçta trajedi ve komedi olmak üzere iki tür olan bu şiir türü dramın eklenmesiyle üç alt türe ayrılır. iir türleriBatıda Cornille ve Shakespeare’in bu türde şiirleri vardır. Türk edebiyatında Namık Kemal, Abdülhak Hamit, Faruk Nafiz dramatik şiirin ilk örneklerini verdiler.

Dramatik Aşk
Ciğerime sinmiş nefesin,
Uzak değil bir adım ötesin,
Dramatik olmasın ama bilesin,
Gündüz geceye vrdıkça özleneceksin!
Daha nice gündüzler nice geceler,
Ah bu dil ismin daha çok heceler,
Ömrü törpüler sensiz geçen günler,
Dilim ismin andıkça hep özleneceksin!
Hayaldin eksik bir hayal düşlerdeki,
Beklenmeyen bir anda gelecektin belki,
Eksik olanı tas tamam edip gideceksin sanki,
Hayalimdeki varlığına kandıkça özleneceksin!
Kenan SAYIN

Önceki Yayın
Sonraki Yayın