Sevr Antlaşması nedir?

Sevr Antlaşması nedir?
Sevr Antlaşması nedir, kimler arasında yapılmıştır? Antlaşma maddeleri nelerdir?
Sevr Antlaşması, I. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf Devletleri ile Osmanlı İmparatorluğu hükümeti arasında 10 Ağustos 1920′de Fransa’nın başkenti Paris’in 3 km batısındaki Sevr (Sèvres) banliyösünde bulunan Seramik Müzesi’nde imzalanmış antlaşmadır.

Antlaşma imzalandığı dönemde devam eden Türk Kurtuluş Savaşı’nın sonucunda Türklerin galibiyetiyle, bu antlaşma yerine 24 Temmuz 1923′te Lozan Antlaşması imzalanıp, uygulamaya konduğundan Sevr Antlaşması geçerliliğini kaybetmiştir.

Sevr Antlaşması 433 maddeden oluşmaktaydı.
Sevr Antlaşması’na göre; 
İstanbul Türklerde kalacak, ancak azınlıkların hakları gözetilmezse Türklerden geri alınacaktı.

İstanbul ve Çanakkale Boğazları savaşta ve barışta tüm dünya gemilerine açık tutulacak ve boğazların denetimi uluslar arası bir “Boğazlar Komisyonu” tarafından yönetilecekti. Bu komisyonun ayrı bayrağı, bütçesi ve özel bir polis gücü olacaktı.

Osmanlı gelirlerinin, Osmanlı savaş tazminatı ödeyebilecek duruma getirilebilmesi için uluslar arası bir “Mali Komisyon” oluşturulacaktı. Osmanlı bütçesi bile bu komisyona sunulacaktı. Komisyonun izni olmadan iç ve dış borçlanma yapılmayacaktı.

Osmanlı gelirleri önce İtilaf askerlerinin giderlerine, daha sonra İtilaf devletlerinin mütareke süresince yaptıkları masraflara ve en sonunda Osmanlı ihtiyaçlarına harcanacaktı. Kapitülasyonlar tüm devletler için uygulanacaktı.

Osmanlı’nın kara ve denizlerinden tüm devletler yararlanacaktı. Gümrükler Mali Komisyon’un denetiminde olacaktı ve Türk topraklarından geçen araçlardan vergi alınmayacaktı.

Sınırları İngiltere, Fransa ve İtalya temsilcileri tarafından çizilecek olan İzmir Türklerde kalacak, ancak egemenlik hakkı Yunanlıların olacaktı ve Yunanlılar şehri özel bir kurul aracılığıyla yönetecekti. Karadeniz’in kıyısında Midye’nin doğusundaki Podime’den, Marmara Denizi kıyısındaki Kalikratya’ya kadar uzanan çizginin batısında kalan topraklarla Bozcaada ve İmroz(Gökçeada) Yunanlılara verilecekti.sevr antlaşması

Antlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay içinde İstanbul’da toplanacak İngiltere, Fransa, İtalya temsilcilerinden oluşan bir kurul Fırat nehrinin doğusunda Ermenistan’ın güneyinde Suriye, Irak ve Türkiye arasında bir Kürt devleti oluşumunu saptayacaktı ve Osmanlı Devleti bu ilkeleri 3 ay içinde yürürlüğe koyacaktı.

Türkiye, Ermenistan’ı bağımsız bir devlet olarak tanıyacak ve bu ülkenin sınırlarını ABD Başkanı Wilson çizecekti.

Adana ve Maraş üzerinden Mardin’e kadar uzanan çizgi güney sınırımızı oluşturacak bu sınırın güneyinde kalan topraklarla, Suriye Fansızlara verilecekti.

Osmanlı ordusu jandarma gücü de dahil 50.700 kişi olacaktı ve ordunun ağır silahları bulunmayacaktı.

Türkiye’de yaşayan her topluluk bir dil, din ve mezhep özgürlüğünü kullanabilecek ve azınlıklar her dereceden okul açabilecekti.

Osmanlı Hükûmeti geçerli neden olmaksızın hiçbir ulusun araştırmacılarını kazı çalışmalarında bulunmaktan yoksun bırakamayacaktı.


Sevr Antlaşması ile Osmanlı Devleti tarih sahnesinden silindiği gibi, Türk topraklarının paylaşılmasıyla ilgili projelerde de son aşamaya gelinmiştir.

Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan antlaşmaların en ağırı olarak nitelenen Sevr Antlaşması ile İtilaf devletleri, Misakımillî’de yer alan ilkeleri tanımadıklarını ortaya koymuştur.

Bütün bunlardan başka Sevr Antlaşması hem hukuken hem de fiilen doğmuş bir antlaşmadır. Fiilen ölü doğmuştur, çünkü Türk milletinin direnişi karşısında uygulama safhasına geçememiştir. Herhangi bir parlemento onayından geçmediği için de hukuken ölü doğmuş bir antlaşmadır.

Önceki Yayın
Sonraki Yayın