Mezopotamya neresidir?

Mezopotamya neresidir?
İnsan yaşamının ilk izlerinin bulunduğu Mezopotamya iki nehrin arasındadır!.. Peki, bu nehirler hangileri?.. Yaklaşık 3600 yıl boyunca zengin ve ileri bir uygarlığın vatanı olan Mezopotamya, Dicle ve Fırat nehirleri arasında yer alır. “İki ırmak arasındaki ülke” anlamına gelen Mezopotamya, Yunanca bir kelimedir. Mesos; “arasında” anlamına gelir. Potamos; “ırmak” demektir. Bu iki kelimenin birleşiminden Mezospotamus (Mezopotamya) meydana gelmiştir.

Mezopotamya üç bölgeden oluşur. Dağlık olan bölgeye “Yukarı Mezopotamya“, en önemli bölüme “Orta Mezopotamya“, nüfus açısından kalabalık bölüme ise “Aşağı Mezopotamya” denir. Mezopotamya, bugünkü Irak, Doğu Suriye, Türkiye’de Güneydoğu Anadolu ve İran arasında paylaşılan bölgededir.

Eskiçağ uygarlıklarının en gelişmiş medeniyetlerinin yer aldığı Mezopotamya, Ortadoğu’nun merkezinde yer alması nedeniyle her zaman çeşitli halklar tarafından göç almıştır. Hz. İsa’nın doğumundan bir kaç yüzyıl öncesine kadar Mezopotamya’da gelişmiş uygarlıkların izleri sürülmüştür. Bu izler 19.ve 20.yüzyıllarda yapılan arkeolojik kazılarla gün ışığına çıkarılmıştır.

Dicle ve Fırat‘ın sürükleyip getirdiği topraklar Mezopotamya’nın güneyinin çok verimli olmasına yol aç­mıştır. 4.000-5.000 yıllık pek çok kent kalıntı­sı, eski zamanlarda bu bölgenin nüfusunun çok yoğun olduğunun kanıtıdır. Dümdüz uza­nan ova, Bağdat’ın kuzeyinde oldukça verimli ve daha ılıman iklimli bir yaylaya dönüşür.

Topraklarının çok verimli olması ve bunun da uygurlıkların gelismesine imkan vermesi Mezopotamya’yı çok önemli kılmıştır. Mezopotamya büyük oranda göç almış, birçok kavme ev sahipliği yapmıştır. Bütün halkların karışması ile zengin bir uygarlığa beşiklik eden Mezopotamya’da birçok imparatorluk da yer almıştır. Sümerler‘den Akadlar’a, Babiller’den Asurlular’a kadar pek çok imparatorluğun egemen olduğu bu topraklardaki uygarlığa en büyük katkıyı Sümerler yapmıştır. Yeryüzündeki ilk uygarlık yapıtları, M.Ö.3600 yıllarında Mezopotamya’da Sümerler tarafından meydana getirilmiştir.

Sümerler, yeryüzündeki ilk pişirilmiş tuğladan evleri inşaa etmişler, bataklıkları kurutarak tarıma açmış ve şehirlere katmışlar, tarım arazilerini su kanalları ile sulamışlar, bilinen ilk tarım araçlarını kullanmışlardır. Mezopotamya toprakları, savunmaya elverişli olmadığı için birçok savaşa sahne olmuş, çeşitli kavimler ve devletler egemen olmuştur.


Arkeolojik araştırmalar Mezopotamya’da ilk insanların kuzeyde küçük köylerde yaşa­dıklarını ve MÖ 4000 yıllarında çanak çömlek ve kumaş üretip, komşuları ile ticaret yaptık­larını göstermektedir. Ana uğraşları tarım olmakla birlikte bu insanlar avcılık ve balıkçı­lık da yapmışlardır. Göç eden toplulukların çoğu var olan Mezopotamya kültürünü benimsemiş, ayrı bir kültür veya dil olarak barınamamıştır. Bu nedenle Mezopotamya’da var olmuş çoğu halkın, yazılı kayıtlar sayesinde, sadece isimleri bilinmektedir. Bunlara Guti, Amurru (Amorit), Kassit gibi halklar örnek olarak 

Bugüne ulaşan çivi yazılı kayıtlar, tabletler sayesinde Mezopotamya’nın en yaygın dillerinin Sümerce ve Akadca olduğu söylenebilir. Yapılan çalışmalarla Sümerce ve Türkçe’de ortak olan birçok söz tespit edilmiştir (kabkagag-kap kacak gibi).

Önceki Yayın
Sonraki Yayın