İpek Yolu nedir, nerededir? İpek Yolu’nun önemi!

İpek Yolu nedir, nerededir? İpek Yolu’nun önemi!
İsminden de anlaşılacağı gibi İpek Yolu, yüzyıllar önce doğu ile batı arasındaki özellikle Çin ipeğinin taşımacılığının yapıldığı ticaret yolu… İpek endüstrisi, eski çağlardan beri birçok milletin hayatında çok önemli bir yer tutmuştur. Antik Mısırlılar, Romalılar Çinliler’den ipek satın almışlardır. Keşişler ilk ipek kozalarını Çin’den Bizans’a, Anadolu’ya getirene kadar Uzak Doğu’dan gelen ipek ve baharat, Batı dünyası için uluslararası ilişkilerde önemli bir yol oynamıştır. Ulaşım, kervanlarla sağlanmıştır. En çok taşınan ticaret eşyası ipek olduğu için bu yola İpek Yolu adı verilmiştir. İpek Yolu, Çin’den başlayarak Anadolu ve Akdeniz aracılığıyla Avrupa’ya kadar uzanan ve dünyaca ünlü bir ticaret yoludur.

Orta çağda ticaret kervanları, şimdiki Çin’in Xian kentinden hareket ederek Özbekistan’ın Kaşgar kentine gelirler, burada ikiye ayrılan yollardan ilkini izleyerek Afganistan ovalarından Hazar Denizi’ne, diğeri ile de Karakurum Dağları’nı aşarak İran üzerinden Anadolu’ya ulaşırlardı. Anadolu’dan deniz yolu ile veya Trakya üzerinden kara yolu ile Avrupa’ya giderlerdi.

Genellikle ipek, porselen, kağıt, baharat ve değerli taşların taşınmasının yanı sıra kıtalar arasındaki kültür alışverişine de imkan sağlayan bu binlerce kilometre uzunluğundaki kervan yolları Antakya’dan başlayarak İran ve Afganistan’ın kuzeyinden geçerek Pamir Ovası’na kadar varırdı. Burada Taş Kule denilen yerde batıdan gelen ticari mallar, doğunun mallarıyla değiştirilirdi.

İpek Yolu’nun bir kolu Baktriyo yolundan Hindistan’a gider, başka bir kol da Batı Türkistan’ın güneyinden geçerdi. Doğu Türkistan’a Taklamakan Çölü’nün güneyinden veya kuzeyinden geçilirdi. Bundan sonra iki yol tekrar birleşerek Doyang bölgesine uzanırdı.

Anadolu, İpek Yolu’nun da en önemli kavşak noktalarından biri olmuştur. Çin’den başlayan yolculuk Orta Asya’da birden çok güzergahı izleyip Anadolu’yu da geçerek Trakya üzerinden Avrupa’ya uzanmıştır. Buna ilave olarak, Ege kıyılarında Efes ve Milet, Karadeniz’de Trabzon ve Sinop, Akdeniz’de Alanya ve Antalya gibi limanları kullanarak deniz yolu ile de Avrupa’ya ulaşılmıştır.

Batıya pusula, kağıt ulaşınca Avrupa’nın deniz gücü gelişti. Hıristiyan aleminin doğudaki son temsilcisi Bizans da 1453’te Türkler tarafından fethedilince tarihi İpek Yolu önemini kaybetti. Avrupa devletlerinin gemileri ticareti devam ettirebilmek için Ümit Burnu’nu dolaşarak, Hindistan’a ve Çin’e gelmeye başladılar.

Anadolu’da İpek Yolu
Kuzeyde: Trabzon, Gümüşhane, Erzurum, Sivas, Tokat, Amasya, Kastamonu, Adapazarı, İzmit, İstanbul, Edirne,

Güneyde: Mardin, Diyarbakır, Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Konya, Isparta, Denizli, Antalya

Ayrıca, Erzurum, Malatya, Kayseri, Ankara, Bilecik, Bursa, İznik, İzmit, İstanbul güzergahının da kullanıldığı bilinmektedir.

Issız yollar üzerinde kaleyi andıran görünümleri, zengin taş süslemeleri ile mimari açıdan da etkileyici olan gezi ve ticareti emniyet altına alan, sosyal dayanışmayı sağlayan, gelenlerin mallarını pazarladıkları durak yerleri, ordunun sefer zamanında ikmalini kolaylaştıran üsler kurulmuştur. Yürüyüşle 8-10 saati geçmeyen, 30-40 km aralıklarla inşa edilen kervansarayların içinde nalbant, hekim, baytar ile birlikte hamam, çeşme, mescit gibi kısımlar bulunmaktaydı.


İpek Yolu’nun Önemi
İpek Yolu’nun en önemli rolü, Doğu ve Batı kültürleri arasında bir köprü kurulmasını sağlamış olmasıdır. Bu sayede Doğu’nun zengin medeniyeti Batı’nın uygarlığını ve ticaretini geliştirmiştir. İpek Yolu’nun bir başka etkisi ise Hindistan ve Çin’den gelen baharatlar ile özellikle Avrupa Mutfağı’na olmuştur. Yemen’den gelen kahve Batı’nın damak zevkini önemli ölçüde değiştirmiş ve geliştirmiştir.

İpek Yolu Asya’yı Avrupa’ya bağlayan bir ticaret yolu olmasının ötesinde, yüzyıllarca bölgede yaşayan kültürlerin, dinlerin, ırkların da izlerini taşımış ve olağanüstü bir kültürel ve tarihsel zenginlik sunmuştur. Bu yol ile felsefe, sanat, ahlak, örf ve adetler aktarılmıştır.

Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını kazanmalarından sonra, İpek Yolu’nun hem bir ticaret yolu, hem de tarihsel ve kültürel değer olarak yeniden canlandırılması gündeme gelmiş, bu yol boyunca inşa edilmiş ve artık kullanılmayan yapıların yeni işlevler kazandırılarak korunmaları ve yaşatılmaları için çalışmalar başlamıştır.

Önceki Yayın
Sonraki Yayın