İthal 2. el araçların vergisi kaldırılıyor

İthal 2. el araçların  vergisi kaldırılıyor
Maliye Bakanı Ağbal: "İthal ikinci, üçüncü elden araç devralan ya da satın alan kişilerin vergi mağduriyetini ortadan kaldırıyoruz" İthal 2. el araç alanların vergi mağduriyeti kaldırılıyor. Maliye Bakanı Naci Ağbal, ithal ikinci, üçüncü elden araç devralan ya da satın alan kişilerin vergi mağduriyetini ortadan kaldırdıklarını belirterek, "Eğer o aracın üzerindeki ödenmesi gereken verginin dörtte birini ödersen, o aracın üzerine soruşturma nedeniyle konulan haczi kaldıracağız." dedi.

Ağbal, ATO Congresium'da Ekonomi Bakanlığı, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri ve Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Ankara Şubesinin desteğiyle düzenlenen, CNR İMOB Ankara Mobilya Fuarını ziyaret etti.

Mağaza sahipleri ve toptancıların yanı sıra, ihracatçı-ithalatçı, üretici, yan sanayici ve otelcilere yönelik klasik mobilya, el işçiliği ve masif özellikte ürünlerin sergilendiği fuarı gezen Ağbal, ürünleri inceledi ve firma temsilcileriyle sohbet etti.

Ağbal, burada bir gazetecinin, "Yurt dışından getirilen ikinci el araçlardaki vergi mağduriyeti"ne ilişkin sorusunu yanıtladı. Bu konuyla ilgili bir düzenleme yaptıklarını anlatan Ağbal, "Adalet Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, ortak esas usullerle ilgili bir yönetmeliği var. Ben iki gün önce imzaladım. Dolayısıyla burada artık vatandaş nereye müracaat edecek, nerden ne bilgi alınacak, hangi belge alınacak onları düzenliyoruz." diye konuştu.

- "Galericilerle ilgili soruşturma devam ediyor"
Bu noktada idareler arasında bilgi paylaşımı yapacaklarına işaret eden Naci Ağbal, "Aracı ithal eden değil, aracı ithal ettikten sonra alan normal vatandaş müracaat edecek. Diyelim ki galerici araba ithal etmiş size satmış, siz ticaret odası başkanımıza satmışsınız, o da maliye bakanına satmış, araç bu arkadaştayken de aracın aracın üzerine haciz koymuşlar. Demişler ki bu aracın özel tüketim vergisi düşük ödenmiş. Dolayısıyla diyoruz ki Recep Beye (aracın son sahibi), 'Sen eğer o aracın üzerindeki ödenmesi gereken verginin dörtte birini ödersen, o aracın üzerine soruşturma nedeniyle konulan haczi kaldıracağız. İşin özü budur." ifadesini kullandı.

Bakan Ağbal, ithalatçı firmayla ilgili, yani yani düşük bedelle veya vergisi ödenmeden araç getiren galericilerle ilgili soruşturmanın devam ettiğini vurgulayarak, "Oradaki vergi ve cezaları aynen alacağız. Burada ikinci, üçüncü elden aracı devralan, satın alan kişinin mağduriyetini ortadan kaldırıyoruz." dedi.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, birkaç gündür televizyonlarda adı "eski ekonomist, eski bürokrat" olan birtakım siyasetçilerin "Türkiye'ye son 14 yılda bu kadar 'net hata noksan'dan para geldi?" ifadelerini kullandıklarını belirterek, "Bu ülkenin potansiyelini hiçbir zaman için kavrayamadılar. Bunların işi gücü Paris, New York sokaklarında gezip dolaşmak, oralarda yatıp kalkmak. Kusura bakmayın Türkiye'nin gerçeğini Paris sokaklarında gezerek, Paris'teki kafelerde dolaşarak öğrenemezsiniz. Ayağınızı Türkiye'ye basın, gücünüzü Türkiye'den alın." dedi.

Ağbal, Ankara Ticaret Odası (ATO) aylık olağan Meclis toplantısında yaptığı konuşmanın ardından üyelerin soruları yanıtladı.

Şirketlere yönelik avukat tutma zorunluluğuna ilişkin bir soruya karşılık Ağbal, "Şahsi kanaatim, hiçbir işletmeye zorunlu olarak 'Avukat tutacaksın' demememiz lazım. Her işletmenin kendi kararını kendisinin vermesi lazım. Bu doğru değil. Bu konu zaman zaman gündeme geliyor, olumlu da bakıyoruz. Avukat tutacaksa işletme kendisi karar versin." yanıtını verdi.

Bakan Ağbal, sağlık sektörünün yaşadıkları zorlukların dile getirilmesi üzerine de şunları kaydetti:

"Bu ete benzedi. 14 yıldır sağlık işini de bilirim. İyi para kazandınız, daha çok kazanmanızı da istiyorum. Sizin piyasanızı, pastayı büyüttük. 2002 yılında vatandaş özel hastaneye gidebiliyor muydu? Özel hastaneler bu kadar var mıydı? Çok ciddi anlamda piyasa, cirolar, özel sektör büyüdü. Fiyatları artırma konusunda Maliye Bakanlığının cimriliği var. Maliye Bakanlığı diyor ki 'Bu parayı yönetebilmem için oradaki fiyatları yukarı çekmem'. Anlaşacağız. Fiyat farkı konusunda hesabı yaptık, normalde bana göre yüzde 90'dı. İsmini söylemeyeyim başka arkadaşa göre de yüzde 50 yeterdi. Duyduğumuz rakamlar bizi üzüyor, vatandaşı sağlık hizmeti alırken bu kadar üzmemek lazım. Sorunları çözelim, beraber konuşalım."


- "Gerçekten gülüp geçmek lazım"

Maliye Bakanı Ağbal, "net hata noksan"a ilişkin bir soruyu yanıtlarken, "Çıksın mı yani, gelmesin mi? Gelene 'Git' mi diyeceğiz? 'Net hata' ve 'noksan' üzerinden laf söyleyenlere gerçekten gülüp geçmek lazım." ifadelerini kullandı.

Türkiye'ye 2002'ye kadar net hata ve noksandan da doğru düzgün para girmediğini, diğer taraftan doğrudan yatırımlardan da para gelmediğine dikkati çeken Ağbal, Türkiye'nin dar boğaz ve sıkıntı içerisinde olduğu için kimsenin parasını buraya getirmediğini söyledi. Ağbal, uluslararası doğrudan yatırımlardaki artışa değinerek, şunları kaydetti:

"Türkiye son 14 yılda yakalamış olduğu siyasi ve ekonomik istikrar sayesinde çok ciddi sermaye çekiyor. Bugün Türkiye'ye en fazla yabancı yatırımı Avrupalılar getiriyor. Türkiye son 14 yılda yakaladığı bu performansla gerçekten bir çekim merkezi haline geldi. Adı net hata noksan olunca, birtakım imalar yapılıyor. Sanki Türkiye'ye birtakım 'Şu para, bu para geliyor'. Türkiyeye temiz para geliyor; üretim, yatırım, ihracat ve bu ülkenin kalkınması için geliyor. Bu ülkeye insanlar güveniyor."

- "Güvenli liman arayan parasını Türkiye'ye getiriyor"

Ağbal, güvenli liman arayanların paralarını Türkiye'ye getirdiklerini ifade ederek, "Birkaç gündür televizyonlarda adı 'eski ekonomist, eski bürokrat' olan birtakım siyasetçi zevat, kalkıp diyor ki, 'Türkiye'ye son 14 yılda bu kadar net hata noksandan para geldi'. Ne olmuş gelmişse, gelmese miydi? Gelmediği yıllarda başını kaldıramıyordun, 70 sente muhtaçtın. Gelen parayı niye söylemiyorsun? Normal doğrudan sermaye yatırımları, portföy yatırımı geliyor, gelmeye de devam ediyor, 16 Nisan'dan sonra daha fazla gelecek. Milletin aklıyla alay mı ediyorsunuz siz?" diye konuştu.

Türkiye'nin düzenlemelerle yatırım cennetine dönüştürüldüğünü ifade eden Ağbal, "11 bin dolara getiren siyasi iktidar, bunu 25 bin dolara çıkaramaz mı? Daha fazlasını yapar. Bu arkadaşlara hayret ediyorum. Bu arkadaşlar hayatta kendilerine, bu millete güvenmediler. Bu ülkenin potansiyelini hiçbir zaman için kavrayamadılar. Bunların işi gücü Paris, New York sokaklarında gezip dolaşmak, oralarda yatıp kalkmak. Kusura bakmayın Türkiye'nin gerçeğini Paris sokaklarında gezerek, Paris'teki kafelerde dolaşarak öğrenemezsiniz. Ayağınızı Türkiye'ye basın, gücünüzü Türkiye'den alın. Bu milletin potansiyeli de var, bunu 11 binden alır 25 bine de çıkarır. Bu millet her şeyi hak ediyor." ifadelerini kullandı.

Ağbal, milletten güç aldıklarını, bu sayede ekonomide 14 yılda büyüme hikayesini yazdıklarını belirterek, "Bırakın, çekilin milletin önünden, önümüzden. Millet 16 Nisan'da 'evet' desin. Millet bu iktidarın önünü açsın. Bu ülke her şeyi hak ediyor. Paris'te dolaşan arkadaşlar çıksınlar bu kafelerden, vatandaşın arasına girsinler." diye konuştu.

Bakan Ağbal, başka bir soru üzerine de KOSGEB kredilerinin hızlandırılmasına ilişkin süreci takip ettiklerini söyledi.

Önceki Yayın
Sonraki Yayın